Yarın gözler Merkez Bankasının faiz kararında olacak! Analistler ne öngörüyor?

Merkez Bankası Şubat 2021 faiz kararı için gözler Para Politikası Kurulu’na çevrildi. Peki, Merkez Bankası faiz kararı ne zaman açıklanacak, analistler Merkez Bankasının faiz kararını değerlendirdi.

Merkez Bankası faiz kararı Şubat ayı Para Politikası Kurulu toplantısında açıklanacak. Karar öncesi döviz kurlarında oldukça önemli bir gelişme yaşandı. Dolar kuru uzun bir sürenin ardından 7 lira seviyesinin altına çekildi. Naci Ağbal da geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamasında faiz indiriminin gündemlerinde olmadığını belirtmişti. Bu hafta gerçekleştirilecek toplantı öncesinde dolar kurunun ilk kez 7 liranın altına gerilemesi ise piyasaların gözünü toplantıya çevirdi.

MERKEZ BANKASI FAİZ KARARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK?

MB’nin 2021 PPK takviminde yer alan bilgilere göre faiz kararı 18 Şubat 2021 Perşembe günü açıklanacak.

Ağbal’ın göreve gelişinin ardından açıklanacak olan dördüncü faiz kararı olacak Şubat 2021 faiz kararında hangi sonucun çıkacağı 18 Şubat’ta netleşecek.

Naci Ağbal göreve geldikten sonra iki ay faiz artırımına gitmiş Ocak 2021’de ise faizi aynı seviyede tutmuştu.

Merkez’in şubat faiz kararında nasıl bir adım atacağı ve döviz piyasasına etkisinin ne olacağı önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak.

ANALİSTLER NE ÖNGÖRÜYOR?

Reuters’ın haberine göre, analistler, kararda ciddi şekilde azalttığı Türkiye yatırımlarını yeniden artırmak için bekleyen yabancı yatırımcılar için de bir yeşil ışık göremiyorlar.

Standard Investments/Viktor Szabo: "Koridoru genişlettiler ama bu yeterli olmayacak. Bu, rezervleri tüketmeye devam edileceği anlamına geliyor ama rezervleri de yok."

Bluebay Asset Management/Timoth Ash: "Bence birçok yabancı yatırımcı parasını yeniden Türkiye'ye getirmek için yeşil bir ışık görmek adına bu kararı yakından takip ediyordu. Bu karar ile parlak bir kırmızı ışık gördüler."

Rabobank/Piotr Matys: "Bu (karar) hayal kırıklığı yarattı. Merkez Bankası politika faizini sabit tutmayı tercih etti. Fakat geç likidite penceresi ve politika faizi arasındaki farkı artırarak sıkılaştırma da yapmış oldu. Bankanın deneysel para politikası parametreleri belirlemek için yeterli kredibilitesi yok. Merkez Bankası'nın attığı her adım, aldığı her karar TL için kesinlikle çok önemli. Hata yapma payı yok. Bugünkü karar, neden politika faiz oranıyla deney yapılmaması gerektiğini gösteren çok iyi bir örnek. Bu karar oldukça kafa karıştırıcı, gereksiz ve zarar verici."

SEB/Per Hammarlund: "İlk düşünce, Merkez Bankası'nin umutlarını küresel risk iştahındaki son toparlanmanın gücüne bağlıyor olduğu şeklinde. Ancak yatırımcılar GLP ve 1 haftalık repo arasındaki marjlarda sürdürülen istikrarlı düzenin terk edilmesinden dolayı hayal kırıklığına uğrayacaklardır. Merkez Bankası şimdi daha öngörülemez ve şeffaf olmayan bir para politikası çerçevesine geri döndü."

Burumcekci Consulting/Haluk Bürümcekci: "Merkez Bankası faiz koridoru ile sıkılaşma politikasına geri döndü, bu ise etkisiz kalacak ve politika faizinin artırılması zorunluluğu ile sona erecektir. Politika faizinin sabit bırakılması, ancak faiz koridorunun üst sınırının yükseltilmesiyle koridor genişliği önceki 450 baz puan seviyesinden 600 baz puana yükselmiş oldu. Karara TL'nin olumsuz tepki verdiği de gözlendiğinden, bankanın bir süre daha haftalık repo ihalelerini başlatmayacağı ve piyasa yapıcılarına sağladığı fonlamayı devreye almayacağı söylenebilir. Banka TL'deki değer kaybı baskısı devam ederse, bankaları zaman zaman yüzde 14.75 olan yeni GLP faizinden borçlanmaya da zorlayabilir. Aylık geleneksel repo ihalelerinin de devam edeceği ve yüzde 11.75'den sağlanacak gecelik borç verme miktarına bağlı olarak ortalama faizlerin yüzde 14.00-14.75 aralığında oluşmaya başlanacağı da söylenebilir. Buna karşılık, haftalık swap ihalelerinde yüzde 11.75 olan faizin ne kadar yükseltileceği de önemli olacak. Bu doğrultuda, açık piyasa işlemlerinde ortalama fonlama maliyetinin yüzde 12.52 seviyesinden yüzde 14'e doğru yükselmeye devam etmesi beklenebilir.

Tera Yatırım/Enver Erkan: "Merkez Bankası'nın bu hamlesiyle politika faizini arka planda bırakarak efektif fonlama oranı ile ayrışmasını derinleştirdiğini; GLP'nin aktif kullanılması ile beraber sade para politikası zemininden uzaklaşarak arka kapı sıkılaştırmasını sürdüreceği sonucuna varıyoruz. Enflasyon beklentilerinin hızlı bir bozulma içerisinde olduğu dönemde, Merkez Bankası fonlama oranı ile politika faizi arasındaki ilişkiyi zayıflatarak TL'nin daha fazla değer kaybetmesini ve enflasyon görünümünde ilave bozulma olması riskini artırmış oldu. Ağustos ayında TL'de değer kaybının hızlandığı dönemde dolaylı yönden sıkılaşmaya başlayan Merkez Bankası, yüzde 7'lerde olan fonlama maliyetini Ekim ayı itibarıyla yüzde 12.5 seviyelerine kadar çıkarmıştı. Günlük fonlama geleneksel repo ihaleleriyle GLP'nin ağırlığı artmış, aynı zamanda gecelik borç alma imkanları kısıtlanan bankalar daha fazla GLP kullanmak durumunda kalmıştı. Bu aralıkta ise, Eylül PPK'sında 200 baz puanlık faiz artışı ile güncellenen faiz koridoru, Merkez Bankası'nın fiili olan durumu resmileştirmekle beraber ilave sıkılaşma için alan açmasını da sağlamıştı. Ancak, Ekim PPK'sında politika faizi etrafında hareket etmemesi sade para politikası yönlendirmesinde değişim anlamına gelmekle beraber, politika faizi ile efektif fonlama oranlarının da birbirinden kopması demek olacaktır."

Morgan Stanley:  Morgan Stanley ise konuya dair yayımladığı raporda yarınki toplantıda faiz oranlarında değişiklik beklemediklerini ancak şahin söylemin devam edeceğini öngördü.

Açıklamada "enflasyon hala bankanın hedefinin üzerindeyken ve ekonomik büyüme hala güçlüyken Merkez Bankası'nın 18 Şubat'ta faizleri değiştirmeyeceğini ancak enflasyondaki yukarı yönlü riskler nedeniyle şahin söylemini sürdüreceğini düşünüyoruz." ifadesi yer aldı.

Kurum yakın vadede 100 baz puanlık bir faiz artışı olacağı tahminini de korudu, zamanlamasının belirsiz olduğu, Mart veya Nisan'da faiz artışı olabileceği ifade edildi.

Naci Ağbal'ın Kasım ayındaki ilk Para Politikası Kurulu toplantısında faiz 4,75 puan artırılarak yüzde 15 seviyesine çıkarılmıştı. Ağbal'ın Aralık ayındaki ikinci toplantısında 1,5 puanlık artış beklentisine karşın politika faizi 2 puan artırılmış ve yüzde 17'ye çekilmişti. Ocak toplantısında ise TCMB faizi sabit tutarken, uzun süre sıkı duruş sözü vermişti.

Unicredit: TCMB'den yarınki toplantıda bir faiz artışı beklemediklerini, politika faizinin yüzde 17'de kalacağını öngördü.

Kurumun ekonomistleri konuya ilişkin olarak kaleme aldıkları raporda "Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal bir mülakatta Ocak enflasyonunda döviz kurunun birikimli yansımalarının, uluslararası emtia fiyatlarında devam eden artışların ve arz kısıtlarının önemli olduğunu belirtti. Ancak tüm bunlar gelecek birkaç ay daha enflasyonun yükselmeye devam edebileceğini ifade eden Merkez Bankası için sürpriz değil" değerlendirmesine yer verildi.

 

 

Etiketler