İSO Türkiye İmalat PMI, mayıs ayında 49,3'e geriledi

İmalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI, mayıs ayında 49,3 olarak gerçekleşti.

Türkiye'nin ekonomik büyümesine ilişkin öncü gösterge kabul edilen imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans olarak görülen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin 2021 yılı mayıs ayı dönemine ait sonuçları yayınlandı.

Eşik değer olan 50,0'ın üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeyi gösterdiği anket sonuçlarına göre, nisan ayında 50,4 olarak ölçülen manşet PMI mayısta 49,3 olarak gerçekleşti ve son bir yılda ilk defa eşik değer 50,0'ın altında kaydedildi. Bununla beraber endeks, faaliyet şartlarındaki bozulmanın oldukça ılımlı seviyede olduğuna işaret etti.

Mayıs ayında Kovid-19 kısıtlamalarına bağlı olarak müşteri talebinin azalması, hem üretim hem de yeni siparişlerde gerilemelere neden oldu. Bu düşüşler nisan ayına göre hızlanmakla birlikte salgının geçen yılki ilk dalgasına göre çok daha sınırlı gerçekleşti. Yeni ihracat siparişlerinin de hız kaybetmesiyle dört aylık büyüme süreci son buldu.

İmalatçılar, yılın ikinci çeyreğinin ortası itibarıyla iş gücü sayılarını artırmayı sürdürdü ama işe alımlar da Kovid-19 kısıtlamalarından olumsuz etkilendi. Böylece istihdam yaratma hızı, 12 aydır devam eden artış trendinin en düşük oranında kaydedildi.

Tedarik zinciri aksaklıkları anket sonuçlarında öne çıkan gündem başlıklarından biri oldu. Ham madde temininde yaşanan zorluklar, girdi fiyatlarında genel olarak artışı beraberinde getirdi. Mayıs ayında belirgin olarak gerçekleşen girdi maliyeti enflasyonu, bir önceki ayla mukayese edildiğinde daha yüksek oranda kaydedildi.

Türk lirasındaki değer kaybının girdi maliyetlerinde yükselişe yol açan faktörlerden biri olduğu bildirildi. Bu gelişmeler sonucunda da firmalar satış fiyatlarını keskin şekilde yükseltti ve bu artış yılbaşından bu yana en yüksek oranda gerçekleşti. Satın alma faaliyetleri mayıs ayında ılımlı bir yavaşlama kaydederek kısmen ham madde temininde yaşanan zorluklara bağlı olarak girdi stokları da düşüş gösterdi.

İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan IHS Markit Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi:

 

Mayıs ayının önemli bölümünde uygulamada olan Kovid-19 kısıtlamaları, beklentilerle paralel bir şekilde Türk imalat sektörü üzerinde negatif etki yarattı. Firmaların beklentisi, kısıtlamaların salgını kontrol altına alma konusunda istenen etkiyi göstermesi ve tedbirlerin esnetilmeye başlanmasıyla birlikte büyüme bölgesine güçlü bir dönüşün yaşanabileceği yönünde. Mayıs ayında yaygın bir şekilde devam eden ve enflasyonist baskıların güçlü seyretmesinde rol oynayan tedarik zinciri sorunları ise nispeten daha uzun süre etkili olacak gibi görünüyor.

Pek çok sektörde üretim yavaşladı

İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI mayıs verilerine göre, takip edilen 10 sektörden yedisinin üretimi mayıs ayında hız kaybetti. En belirgin düşüşler ağaç ve kağıt ürünleri ile makine ve metal ürünleri sektörlerinde kaydedildi. Gıda ürünleri, elektronik/elektrikli ürünler ve ana metal sektörlerinde büyüme görüldü. Kovid-19'un ilk  dalgasının başlangıcında olduğu gibi üretim açısından en iyi performans gösteren sektör gıda ürünleri sektörü oldu. On sektörden sadece dördünün artış sağlayabildiği ve gıda ürünleri sektörünün büyümede başı çektiği yeni siparişler tarafında da benzer bir görünüm vardı.

Siparişlerde en keskin hız kaybı ise makine ve metal ürünlerinde gerçekleşti. İstihdam trendleri genel olarak pozitif seyretmeye devam etti. Takip edilen 10 sektörün sekizinde çalışan sayısı arttı. Bu duruma istisna teşkil eden sektörler ise, ağaç ve kağıt ürünleri ile giyim ve deri ürünleri sektörleri oldu. İstihdamdaki en güçlü artış ise ana metal sanayi sektöründe gerçekleşti.

Tedarikçilerin teslimat sürelerinde genele yaygın yükselişler sürerken en kritik bozulma ana metaller ile elektronik ve elektrikli ürün sektörlerinde gerçekleşti. Girdi teminindeki zorluklar enflasyonist baskıları çoğaltırken Türk lirasındaki zayıflık da fiyatlarda yükselişe sebep oldu. Sektörlerin çoğunda girdi fiyatları nisana göre daha düşük oranda artış kaydetse de girdi maliyetleri enflasyonu belirgin düzeyde kalmaya devam etti.

Maliyet yüklerindeki en hızlı artış ana metaller sektöründe gerçekleşti. Takip edilen sektörler içerisinde en yüksek nihai ürün fiyatları enflasyonu makine ve metal ürünlerinde gerçekleşti. En düşük fiyat artışı ise yeni siparişlerdeki yavaşlamanın fiyatlama gücünü etkilediği giyim ve deri ürünleri sektöründe gerçekleşti.

Kısıtlamalara bağlı olarak birikmiş işlerde yaşanan azalma, birçok sektörde firmaların satın alma faaliyetlerini sınırlamasına yol açtı. Ayrıca girdi alımlarının arttığı üç sektörde bile, malzeme temininde yaşanan zorluklar girdi stoklarının azalmasına neden oldu. Sektörlerin tamamında nihai ürün stokları düşüş kaydetti.

Etiketler