Geçmişten günümüze; Dünya Bankası ve Türkiye

Dünya Bankası Grubu dünya devletlerinin 188'inin üyesi olduğu bir global kalkınma kuruluşudur. Bunlardan 11'i, Banka sermayesinin %55'ine sahiptir. Dünya Bankası Guvernörler Kurulu, İcra direktörleri Kurulu, Başkanlık organları tarafından yönetilmektedir.

Dünya Bankası, II. Dünya Savaşı'nın ardından 1945 yılında Uluslararası Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası (IBRD: International Bank for Reconstruction and Development) adıyla kurulmuş olup, 1947 yılında Birleşmiş Milletler'in özerk uzman kuruluşlarından biri olma niteliğini kazanmıştır. 
25 Haziran 1946 tarihinde faaliyetlerine başlayan kurum 9 Mayıs 1947 tarihinde ilk krediyi onayladı. Savaş sonrası yeniden yapılanma için Fransa'ya verilen ilk kredinin miktarı ise 250 milyon $'dı. 

Dünya Bankası Grubu kendi içerisinde 5 iştirake ayrılmaktadır: 

- Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (International Bank for Reconstruction and Development) (IBRD) 

-Uluslararası Kalkınma Birliği (International Development Association) (IDA) 

-Uluslararası Finans Kurumu (International Finance Corporation) (IFC) 

-Çok Taraflı Yatırım Garantisi Ajansı (Multilateral Investment Guarantee Agency) (MIGA) 

-Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıkları Çözüm Merkezi (International Centre for Settlement of Investment Disputes) (ICSID) 

Ancak Dünya Bankası ismi genellikle IBRD ve IDA'yı ifade ederken. Dünya Bankası Grubu (WBG) ise yukarıda vermiş olduğumuz beş kurumun tamamını ifade etmektedir. 

Dünya Bankası (IBRD ve IDA) faaliyetlerini özellikle gelişmekte olan ülkelerde temel ihtiyaçları karşılama amacıyla sürdürmektedir. İnsan gelişimi (örneğin eğitim, sağlık), tarım ve kırsal kalkınma gibi alanlarda (örneğin sulama, köy hizmetleri), çevre koruma alanlarında (örneğin kirlilik azaltma, yönetmelik yapmak ve uygulamak), altyapı (yol, kentsel dönüşüm, elektrik) ve yönetim (örneğin yolsuzlukla mücadele, yasal kurumları geliştirme) gibi alanlarda yoğunlaşmaktadır. IBRD ve IDA üyesi ülkelerin dışında diğer gelişimini tamamlayamamış yoksul ülkelere tercihli krediler ve hibeler de vermektedir. Krediler veya belirli projeler için hibe genellikle sektör veya ekonomide daha geniş politika değişiklikleri ile bağlantılıdır olmaktadır. Örneğin, kıyı çevre yönetimini geliştirmek için verilecek olan bir Dünya Bankası kredisi ya da hibesi ulusal ve yerel düzeylerde kirliliği sınırlamak için yeni düzenlemelerin getirilmesini ve yeni çevresel iştiraklerin açılmasını şart koşabilmektedir. 

Türkiye'ye ve Dünya Bankası: 

Dünya Bankası ve Türkiye açısından gelişmeleri ele alırsak; Türkiye'nin 2000'li yılların başlarından bu yana gösterdiği etkileyici ekonomik ve sosyal kalkınma performansı, istihdam ve gelir seviyelerinin artmasını sağlamış ve Türkiye'yi üst-orta gelirli bir ülke haline getirmiştir. Ancak son bir kaç yıl içerisinde ekonomik kırılganlıkların artması ve daha zorlu bir dış ortamın ortaya çıkması bu başarımları tehdit etmektedir. 


2000 yılından bu yana geçen sürenin önemli bir bölümünde Türkiye bir çok alanda iddialı reformların uygulanması üzerine uzun vadeli bir bakış açısı ile odaklanmıştır ve hükümet programları kırılgan grupları ve dezavantajlı bölgeleri hedeflemiştir. Yoksulluk oranı 2002 ile 2015 yılları arasındaki dönemde yarıdan fazla azalmış, aşırı yoksulluk ise daha da azalmıştır. 
Bu süre zarfında Türkiye çarpıcı bir şekilde şehirleşmiştir.Türkiye'de son yıllarda bazı alanlardaki reformlarda bir yavaşlama gözlenmektedir ve ekonomik kırılganlıklar ile birlikte bu durum günümüze kadar kaydedilen ilerlemenin belirli bir bölümünün kaybedilmesi riskini doğurmaktadır. 

Artan enflasyon ve işsizlik, daralan yatırımlar, şirketler kesiminde ve finansal sektörde artan kırılganlıklar ve düzeltici politika eylemlerinin ve reformlarının uygulanmasındaki düzensizlik göz önünde bulundurulduğunda, genel makroekonomik görünüm daha belirsizdir. Bölgede devam eden jeopolitik gerilimler sebebiyle de önemli dışsal olumsuzluklar da mevcuttur. 

 

Etiketler